20110228

ve winter break!
ilk gezimiz isviçre'ye. tren biletleri, eskiz defteri, boyalar, sevgili minoltam
sırt çantama kondu bile:)
bern-luzern-lozan-genevre. çikolata, alpler, tren, eski sokaklar!
kendi başıma çıktığım ilk gezi bu!
heyecanlıyım hem de çok.

20110227


ve bisikletim. onunla hayat daha güzel!

kendi bisikletini yapmak eğlenceli olabilirdi ama ben zaten bisiklet olan bir şey almak istedim.
pazar günü erkenden kalkıp, enchirolles'de kurulan 2. el pazarına gittim. bisikletler, şişeler, oyuncak bebekler, eski takı kutuları, ayakkabılar, bardaklar, müzik kutuları...her şey vardı.
ama pazardaki en güzel şey benim bisikletimdi!

grenoble düz bir şehir. evet. zorlu yokuşlar, inişler, çıkışlar olmadığı için yorulmadan saatlerce bisiklet sürülebilir. benim de bir bisikletim olmalı!_şu an var:)_
işte bisiklet alma çabaları sırasında karşılaştığım bir bisikletçi.
dükkanın kapalı olduğunu düşünürken, karşımızdaki garaj kapısını
araladığımızda bu görüntüyle karşılaştık.
burası bir bisiklet topluluğu. herkes harıl harıl çalışıyor. iki seçeneğiniz var:
40-50 euro ödeyerek bir bisiklet alabiliyorsunuz veya
13 euro ödeyerek içeride yer alan bisiklet parçalarını istediğiniz gibi kullanarak
kendi bisikletinizi tasarlayabiliyorsunuz!
çok çılgınca değil mi?

odamdaki penceremden baktığımda alpler'i görmek hoşuma gider.

grenoble fransa'nın güney doğusundadır. nereye bakarsanız alpler'i görürsünüz. şehrin tarihi 2000 yıl öncesine kadar uzanır. eski şehre ait dar sokakları, rengarenk cepheli fransız evleri arasında bisiklete binmek pek bir güzeldir. minik müzeleri, eski kiliseleri, güzel caféleri ve restoranları vardır. ben en çok pastanelerini seviyorum:)
isere nehriyle ikiye bölünür. nehrin merkezin diğer tarafında kalan bölümü daha eski yerleşim bölgesidir. dar sokakların etrafında yer alan evlerin o solgun renkleri çok hoşuma gider. bu bölgede daha çok italyan gangsterler yaşamakta. çok sayıda pizzacı da var tabi:) sokaklarda gezerken küçük sanat galerileri de karşınıza çıkar. la bastille'de nehrin aynı tarafında yer alır.

gezmek. gezgin olmak. hiçbir yere ait olmamak. yani, heryere ait olmak. her dili konuşmak. aslında tek bir dilin varlığı. evet, benim ütopyam böyleydi. şimdi erasmus programıyla bir dönem için fransa'da grenoble'dayım. aslında bu altı aylık dönem bir deney aynı zamanda _devrik cümleleri hepseverim. düşündüğüm gibi yazıyorum, düzeltmeden. yoksa hiçbir zaman başlayamayabilirdim. düzeltmeler beni hep yorar_.
resim yapıp, fotograf çekip, yazı yazıp, müzik yapıp kaydetmek herşeyi. uçmasınlar diye.
evet. ben mutlu bir gezginim. (: